Giriş

 

Motorlu araç kazaları, sadece can ve mal güvenliğini tehdit etmekle kalmayıp, maddi ve manevi bir dizi hukuki sorunu da beraberinde getirmektedir. Kazaya karışan aracın uğradığı maddi hasarın tamir giderlerinin karşılanması, mağdurun tazminat hakkını sonlandırmamakta; değer kaybı ve araç mahrumiyeti tazminatı gibi iki önemli kalem daha gündeme gelmektedir. Bu makalede, her iki alacak türünün hukuki dayanakları, şartları ve hesaplanma yöntemleri incelenecektir.

 

1. Değer Kaybı Tazminatı

1.1. Tanım ve Hukuki Nitelik

Değer kaybı, bir aracın kaza sonrası geçirdiği tamire rağmen, piyasadaki değerinin, kaza geçirmemiş benzer araçlara kıyasla düşmesinden kaynaklanan ekonomik kayıptır. Bu kayıp, aracın pazarlanabilirliğinin ve dolayısıyla satış değerinin azalmasıdır. Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 49. maddesinde düzenlenen "tam zarar" ilkesi gereğince, zarar gören, uğradığı tüm eksilmenin (değer kaybı dahil) giderilmesini talep etme hakkına sahiptir.

1.2. Şartları

· Maddi Hasar ve Tamir: Aracın kazada maddi hasar görmüş ve tamir edilmiş olması esastır.

· Piyasa Değerinde Azalma: Tamir sonrası aracın, "kayıtlı kaza geçirmiş" olması nedeniyle, kaza geçirmemiş eşdeğer araçlara göre satış değerinde bir düşüşün ortaya çıkması.

· İlliyet Bağı: Değer kaybının, meydana gelen trafik kazasından kaynaklanması.

1.3. Hesaplanması ve İspatı

Değer kaybının miktarı, genellikle bilirkişi raporları aracılığıyla tespit edilir. Bilirkişiler, aracın yaşı, kilometresi, hasarın boyutu, tamirin kalitesi ve piyasa araştırmaları gibi kriterleri dikkate alarak bir değer biçerler. Hesaplamada, aracın kaza öncesi değeri ile kaza sonrası (tamir edilmiş haldeki) değeri arasındaki fark belirlenir. Yargıtay, değer kaybının somut delillerle ispatını aramakta ve keyfi talepleri kabul etmemektedir.

 

2. Araç Mahrumiyeti Tazminatı 

2.1. Tanım ve Hukuki Dayanak

Araç mahrumiyeti tazminatı, aracın tamir süresi boyunca kullanılamamasından dolayı malikin uğradığı kullanım kaybının parasal karşılığıdır. Bu tazminat, TBK'nın 49. maddesindeki genel hükme ve "olasılıkların gerçekleşmesinden doğan zarar" ilkesine dayanır. Araç, sadece bir taşıma aracı değil, aynı zamanda sahibi için bir menfaat ve konfor kaynağıdır.

2.2. Şartları

· Geçerli Bir Tamir Süresinin Varlığı: Aracın tamiri için makul ve gerekli sürenin harcanmış olması.

· Zarar: Aracı kullanamamadan dolayı malikin bir gider yapması (kiralama, toplu taşıma ücreti) veya bir kazanç kaybına uğraması (ticari araçlarda olduğu gibi) şart değildir. Kullanım imkanından mahrum kalmanın kendisi bir zarardır.

· İlliyet Bağı: Kullanılamama halinin, kusurlu tarafın eyleminden kaynaklanması.

 

2.3. Hesaplanması

Mahrumiyet tazminatı, makul bir kira bedeli üzerinden hesaplanır. Bu bedel, aracın niteliğine (marka, model, yaş) göre, benzer bir aracın günlük kiralama bedeli referans alınarak belirlenir. Hesaplama şu formüle dayanır:

Tamir Süresi (Gün) x Makul Günlük Kira Bedeli = Mahrumiyet Tazminatı

Tamir süresinin, hasar tespitinden teslimata kadar geçen makul süre olduğu kabul edilir. Taraflar tamir süresinde anlaşamazsa, bu süre de bilirkişi raporu ile tespit edilir.

 

Sonuç ve Tavsiyeler

 

Araç kazası mağdurları, yalnızca tamir bedelini değil, aracın maruz kaldığı değer kaybını ve tamir süresince ortaya çıkan mahrumiyet zararını da talep etme hakkına sahiptir. Bu haklar, hukukumuzda tam zararın giderilmesi ilkesinin bir gereğidir.

Hak arama sürecinde dikkat edilmesi gereken hususlar şunlardır:

1. Delil Toplama: Kaza tespit tutanağı, hasar tespit raporları, tamir faturaları ve tamir sürecini gösteren belgeler titizlikle saklanmalıdır.

2. Bilirkişi Süreci: Özellikle değer kaybı konusu teknik bir mesele olduğundan, mahkemede düzenlenecek bilirkişi incelemesi çok önemlidir. Gerektiğinde, dava açılmadan önce bağımsız bir ekspertiz raporu alınabilir.

3. Zamanaşımı: Maddi tazminat talepleri zamanaşımına tabidir (TBK m. 146). Hak kaybına uğramamak için sürelere dikkat edilmelidir.

4. Hukuki Yardım: Sigorta şirketleri genellikle bu talepleri kabul etmekte isteksiz davranabilir. Bu nedenle, bir trafik kazası avukatından hukuki destek almak, hak kaybını önlemede ve süreci etkin yürütmede faydalı olacaktır.

 

Sonuç olarak, araç kazalarında maddi hasarın ötesine geçen bu zararların tazmini, hem hukukun üstünlüğü hem de mağdurların haklarının korunması açısından elzemdir. Mağdurların, bu konudaki hukuki haklarının bilincinde olmaları ve gerektiğinde hukuki yollara başvurmaktan çekinmemeleri önem taşımaktadır.

 

Her uyuşmazlık, kendine özgü koşullar içerdiğinden; bu yazıda yer alan bilgilerin, kişisel veya kurumsal hukuki sorunlara doğrudan uygulanması hak kayıplarına yol açabilir. Bu nedenle, tazminat davası veya diğer hukuki süreçler bakımından somut durumunuza uygun hukuki değerlendirme için bir avukata danışmanız önemle tavsiye edilir.

 

                         © Av. Ömer Faruk Akbaş – Tüm hakları saklıdır.